İzmir’in Seferihisar ilçesi, özellikle yaz aylarında Sığacık’la birlikte adından sıkça söz ettiriyor. Ancak bu turistik bölgede bile hâlâ kalabalıktan uzak kalmayı başaran yerler var. İşte onlardan biri: Sığacık Azmak Koyu. Gözlerden uzak, doğayla iç içe, sakinliğiyle öne çıkan bu koy, ziyaretçilerine şehir hayatından kısa süreli bir kaçış sunuyor.
Denizin neredeyse kristal berraklığında olduğu Azmak Koyu, özellikle sessizlik ve doğallık arayan tatilcilerin dikkatini çekiyor. Bu koy, fazla tanınmadığı için henüz büyük kitlelerce keşfedilmemiş durumda ve bu da doğasının korunmasına katkı sağlıyor.
Azmak Koyu tam olarak nerede?
Azmak Koyu, Seferihisar’ın turistik semti olan Sığacık Mahallesi’ne bağlı. Sığacık merkezden yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta yer alıyor. İzmir şehir merkezinden yola çıkanlar için yaklaşık 60 kilometrelik bir mesafe söz konusu. Bu da ortalama bir saatlik bir yolculuk anlamına geliyor.
Yolun büyük kısmı asfalt ve ulaşım kolay olsa da koyun son kısmına ulaşmak için biraz yürümek gerekiyor. Bu yürüyüş sırasında zeytin ağaçlarıyla çevrili yollar ve doğanın sessizliği size eşlik ediyor. Bu yönüyle bile Azmak, keşfetmeye değer bir nokta olarak öne çıkıyor.
Koya nasıl gidilir, yol durumu nasıl?
Özel araçla gelenler için Azmak Koyu yol tarifi oldukça net. Sığacık yönüne ilerledikten sonra Teos Antik Kenti yönüne sapmak gerekiyor. Bu noktadan sonra, sahil boyunca devam eden dar ama keyifli bir yolculuk sizi koya ulaştırıyor.
Toplu taşıma tercih edenler içinse Seferihisar’a kadar otobüsle geldikten sonra Sığacık dolmuşlarını kullanmak mümkün. Ancak dolmuşlar koyun içine kadar gitmiyor; bu nedenle kalan mesafe yürüyerek geçilmek zorunda.
Azmak Koyu neden tamamen ücretsiz?
Azmak Koyu’nun en dikkat çekici özelliği, kalabalıklardan uzak olması. Bunun temel nedeni ise bölgede herhangi bir turistik tesisin bulunmaması. Ne bir kafe ne de bir plaj işletmesi var. Dolayısıyla buraya gelenler, tamamen kendi hazırlıklarını yaparak doğayla baş başa kalıyor.
Azmak Sığacık, ticari faaliyetlerin olmadığı nadir koylardan biri. Bu da beraberinde sessizlik, huzur ve doğallığı getiriyor. Denizle buluşmak için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor. Koya giriş ücretsiz.
Denizi soğuk ama berraklığı büyüleyici
Azmak Koyu’nu bilenlerin ilk söylediği cümle genellikle şu oluyor: “Denizi biraz soğuk ama çok temiz.” Gerçekten de suyun sıcaklığı özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında oldukça serin. Ancak yazın yakıcı sıcaklığında bu serinlik oldukça ferahlatıcı bir etki yaratıyor.
Koyun suyu oldukça berrak. Bu da şnorkelle yüzmek veya su altını gözlemlemek isteyenler için büyük bir avantaj. Sahil kısmı taşlık ve çakıllı olduğu için deniz ayakkabısı getirmek faydalı olabilir. Ayrıca suyun aniden derinleştiği noktalar mevcut, bu yüzden yüzme bilmeyenlerin dikkatli olması gerekiyor.
Doğayla baş başa bir kamp deneyimi
Koyda herhangi bir tesis olmadığı için kamp kurmak isteyenler tarafından da sıklıkla tercih ediliyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu, çevreye duyarlılık. Kamp yapanların doğaya zarar vermemesi, çöplerini geride bırakmadan alanı terk etmesi büyük önem taşıyor.
Akşam saatlerinde koy, sessizliği ve yıldızlarla süslü gökyüzüyle bambaşka bir manzara sunuyor. Elektrik, su gibi altyapı olanakları bulunmadığından, kampçıların tüm ihtiyaçlarını önceden planlamaları şart.
Balık tutkunları için gizli bir liman
Seferihisar Azmak Koyu, yalnızca yüzmek veya kamp yapmak isteyenlerin değil, balıkçılıkla ilgilenenlerin de uğrak noktalarından biri hâline geldi. Koyun kayalık kısımları, olta balıkçılığı için oldukça uygun. Özellikle sabahın erken saatlerinde gelen balıkçılar, sakin sular sayesinde verimli avlar yapabiliyor.
Koy çevresinde yaşayan yerel halk da zaman zaman bu alanlarda balık tutuyor. Ancak balıkçılık yapanların da aynı şekilde doğaya zarar vermemesi ve çöplerini toplamaları, koyun korunması açısından kritik önemde.
Fotoğrafseverlerin yeni gözdesi
Güneşin doğuşu ve batışı sırasında Azmak Koyu’nun renkleri adeta dans ediyor. Bu da koyu, doğa fotoğrafçıları için eşsiz bir çekim noktası hâline getiriyor. Kayaların arasından süzülen ışık, suyun yansımaları ve zeytin ağaçlarının gölgeleriyle birleşince ortaya büyüleyici kareler çıkıyor.
Sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çeken bir diğer unsur ise koyun sadeliği ve doğallığı. Instagram’da “keşfet” bölümünde karşınıza çıkan o sakin mavi su, işte burası.
Gitmeden önce bilmeniz gerekenler
Azmak Koyu’na gitmeden önce dikkat edilmesi gereken bazı temel noktalar var. Öncelikle, bölgede market, kafe ya da büfe bulunmuyor. Bu yüzden yiyecek, içecek ve su gibi ihtiyaçlarınızı önceden temin etmeniz gerekiyor.
Gün boyu güneşe maruz kalmamak için gölgelik, şemsiye ya da çadır getirmeniz faydalı olur. Ayrıca çevre temizliğine katkı sağlamak için çöp poşeti taşımanız da oldukça önemli. Koya geldiğiniz gibi, onu aynı şekilde doğal hâliyle bırakmanız bekleniyor.
Sakinliğiyle büyüleyen bir kaçış noktası
Şehir hayatının karmaşasından uzaklaşıp birkaç saatliğine bile olsa doğayla baş başa kalmak isteyenler için Sığacık Azmak Koyu, adeta bir kaçış kapısı. Ne şezlong sırası beklemek zorundasınız ne de kalabalığın ortasında bir yer kapma telaşına giriyorsunuz. Bu yönüyle Azmak, doğaseverlerin radarına çoktan girmiş durumda.