CHP'li Beko: Bu bütçe halkın bütçesi değil

CHP'li Beko: Bu bütçe halkın bütçesi değil

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Bütçe Kanunu görüşmeleri devam ederken asgari ücret, emeklilikte yaşa takılanlar, taşerona kadro, işçi cinayetleri, çocuk işçi sorunu konularında söz alan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Bu bütçe, işçilerin, köylülerin, esnafların, işsizlerin, halkın bütçesi olmadığından dolayı, bu bütçeye "hayır" diyoruz, "hayır" diyoruz, "hayır" diyoruz” dedi.

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Bütçe Kanunu görüşmeleri devam ederken Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada AKP hükümetinin işçi ve emekçiyi 16 yılda getirdiği noktaya dikkat çekti. CHP olarak bütçeye neden ‘hayır’ dediklerini özetleyen Beko, asgari ücretin neden artması gerektiğinden işçi cinayetlerine; emeklilikte yaşa takılanların sorunlarından taşerona verilen kadronun sıkıntılarına yüz binleri ilgilendiren konularda iyileştirme yapılmadığı için hükümeti eleştirdi.

ASGARİ ÜCRETLİYİ YAŞARKEN ÖLDÜRMEYİN!


Asgari ücret memleket meselesidir, şakaya gelmez” diyen CHP’li Beko, “Bir işçi sabah, öğlen, akşam vermiş olduğu enerjiyi, kaloriyi alamazsa siz o işçileri yaşarken öldürmüş olursunuz. Asgari ücretin belirlenmesinde gerçekten hepimize görev düşüyor. 10 milyona yakın asgari ücretli bizden müjdeli bir haber bekliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO'ya üye olan ülkelerin hemen hemen tamamı 4 kişilik bir aileyi baz alırken Türkiye'de maalesef 1 işçi baz alınmaktadır. Oysaki baktığımızda işçilerin yani asgari ücretle çalışan arkadaşlarımızın yüzde 70'inin ailesi var yani çocukları var. Dolayısıyla, asgari ücretin kesinlikle 2.200 lira olması gerekiyor ama vergi ve AGİ dışarıda kalmalı. Hatırlarsanız bir dönemlerde biz vergi iadesi alıyorduk. Vergi iadeleriyle ilgili ne yaptılar? Asgari ücret yüksek görülsün diye vergi iadelerini de asgari ücretin içerisine koydular. Asgari ücretten bir yılda 30 milyar vergi alınmış, işverenler de 176 milyar vergi muafiyetinde bulunmuş. Bu komisyon bana göre yanlış. Gerçekten demokratik bir komisyon olabilmesi için bu komisyonun içerisinde mutlaka DİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ gibi işçi konfederasyonları, tabii ki, asgari ücretle çalışan işçi arkadaşlarımızın da olması gerekir. Bir de her zaman söylediğimiz bir şey var, ‘İşçiler ve memurlar arasında ayrım yapmayın’ demiştik. Bugüne geldiğimizde işçilerin ayrı, memurların ayrı asgari ücretleri var, böyle şey olur mu? Dolayısıyla ben -memurların çok fazla ücret aldığını değil- memur-işçi ayrımı yapmadan asgari ücretin tek ücret olması gerektiğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

BU, EŞİTLİK İLKESİNE VE ANAYASA'YA AYKIRIDIR!


Meclis kürsüsünde kadroya alınan taşeron işçilerin sorunlarını da dile getiren Beko, “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Taşeron işçilere kadro veriyoruz’ dediğinde kamuya, belediyelere ve özel idarelere taşeron işçileri aldılar almasına ama ben o zamanlar burada uyarmıştım, dolayısıyla bu Meclisten 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle utanç verici bir yasa çıkarıldı. Ne çıkarıldı biliyor musunuz? 1 milyona yakın kamuda, belediyelerde ve özel idarelerde çalışan bu arkadaşlarımıza 2020 yılına kadar toplu sözleşme yok, kadroluya 4 ikramiye, taşeron işçisine ikramiye yok; kadroluya sosyal hak var, taşeron işçisine sosyal hak yok. Bu, eşitlik ilkesine ve Anayasa'ya aykırıdır. 2020 yılına kadar verilecek olan ücret sadece yüzde 4, artı, yüzde 4; enflasyon yüzde 25 yani siz resmî enflasyonu, bir de pazar enflasyonunu düşünecek olursanız bu arkadaşlarımıza yapılan haksızlığı tekrar gözden getirmek zorundayız” açıklamalarını yaptı.

ÇOCUK İŞÇİ SAYISI DA ÖLÜMLERİ DE ARTIYOR!


Çocuk işçi konusunun ülkemizin kanayan bir yarası olduğunu dile getiren ve hayatını kaybeden çocuk işçilerin her yıl giderek arttığına dikkat çeken CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “DİSK Genel Başkanlığım döneminde bakanlarla birlikte ‘Çocuklar okulda olsun, riskli ve tehlikeli iş yerlerinde olmasın’ diye bir proje başlattık ama baktığımızda bir arpa boyu kadar yol alamadık. 2 bine yakın çocuk, fiziken ve beynen hazır olmamasına rağmen hâlâ tehlikeli iş yerlerinde çalışıyorlar. Dolayısıyla, Birleşmiş Milletler kararı, 4857 sayılı Yasa ve onunla birlikte Uluslararası Çalışma Örgütünün kararlarına rağmen bu çocukları tehlikeli, riskli iş yerlerinde çalıştırıyoruz. 2013 yılında 50 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk çalışırken maalesef yaşamını yitirdi” ifadelerini kullandı.

FABRİKALAR YANIYOR, ÖĞRETMENLER İNTİHAR EDİYOR!


Bütçenin hiçbir kesimin kanayan yarasına merhem olmayacağını belirten Beko, sözlerini şöyle tamamladı: “AKP Hükûmetinin yarattığı fason işverenler fabrikalarını yakıyorlar; vergi, sigorta ve işçilerin kıdem tazminatlarını ödememek için yurt dışına kaçıyorlar. İstanbul itfaiyesinin istatistiklerine göre, sadece bu yılın altı aylık döneminde İstanbul'da 78 fabrikada yangın çıktı, son beş yılda yanan fabrikaların sayısı 856'yı buldu. Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) için burada konuştum, bir kez daha konuşuyorum. Sayın Cumhurbaşkanının dediği gibi, bir yılda 750 milyar lira değil, bir yılda emeklilikte yaşa takılan arkadaşlarımıza, 700 bine yakın arkadaşımıza maaş bağlarsak, verilecek olan para 8 veya 10 milyar liradır. Daha önce de söylemiştim, 40 milyar doları Suriyeli misafirlere veriyorsak, tabii ki bizim ülkemizin çocuklarına 8-10 milyar lira kesinlikle vermemiz gerekir diye düşünüyoruz. ‘Gelecek gençlerin, gençlerse öğretmenlerin eseri’ dediğimiz bu güzel sözün altında, baktığımızda 500 bine yakın öğretmen işsiz, maalesef, bunların 100'e yakını intihar etmiş. Arkadaşlar, dolayısıyla, bu bütçe, işçilerin, köylülerin, esnafların, işsizlerin, halkın bütçesi olmadığından dolayı, bu bütçeye "hayır" diyoruz, "hayır" diyoruz, "hayır" diyoruz!”
Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2018, 11:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER