banner31

Kılıçdaroğlu'ndan Reza Zarrrab açıklaması

Kılıçdaroğlu'ndan Reza Zarrrab  açıklaması
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da düzenlenen 'Eşitlik Adalet Kadın Zirvesi'ne katıldı.Kemal Kılıçdaroğlu, “Reza Zarrab davasının Türkiye'ye ne zararı olacak?" soruna yanıt verdi.

Programa eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile katılan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Hürriyet Gazetesi yazarı Ayşe Arman'ın sorularını yanıtladı. Arman'ın “Kadınlardan öğrendiğiniz en önemli şey nedir?" sorusuna Kılıçdaroğlu'nun “Susmak" yanıtı salonda gülüşmelere neden oldu.

MAN ADASI

“Man adası olayı ne kadar önemli?" şeklindeki sorusuna Kılıçdaroğlu, “Vatandaşına dönüp diyeceksin 'vergi ver'. Evde musluğu açtıkları andan itibaren 5 çeşit vergi veriyorlar. Ama Ankara'daki beylerin çocukları Türkiye'de vergi ödemek için başka ülkelere gidip şirket kuruyorlarsa burada bir ahlaki sorun var. Ahlakın olmadığı bir yerde, ne kadın-erkek eşitliği olur, ne adalet olur, ne insan hakları olur, ne insan saygı olur. Orada sadece ve sadece kişisel çıkarlar ve hırslar olur" diye yanıt verdi.

“ŞİMDİ BİR ADIMIMIZ KALDI"

“Karşı taraftan gelen belge sahte iddialarına karşı açıklamanız ne?" sorusu üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, “İlk açıklamadan bu yana belirlediğimiz bütün strateji tuttu. Kim hangi konuşmayı yapacak o da bizim düşündüğümüz süreç içinde gerçekleşti. Şimdi bir adımımız kaldı. O adımı da bugün yarın gerçekleştireceğiz. Ondan sonra daha farklı bir şekilde toplumun önüne çıkacağım. Şimdiden bir şey söylemeyeyim ama bir adım kaldı. Bir şey daha olması lazım onu da gerçekleştireceğiz" dedi.

“BELGELERİ BU ÜLKEYİ SEVENLER VERDİ"

Kılıçdaroğlu, “Belgeleri verenler kim şeklinde imalar var, bu imalar doğru mu?" sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Bunları veren bir insan tabi, uzaydan almadım. Ama bunlar bize geldi diye biz hemen ortalığa çıkmıyoruz. Bakıyoruz, araştırıyoruz, doğrulatıyoruz, konuşuyoruz. FETÖ'cüler mi verdi? Yok efendim ilgisi yok. Bu ülkede bu ülkeyi seven, bu ülkenin çıkarlarını savunan milyonlarca insan var. Belgeleri bu ülkeyi sevenler verdi"

“HAYSİYETLİ İNSANLARIN SARRAF DAVASINDAN SONRA BULUNDUKLARI MAKAMLARDAN AYRILMASI LAZIM"

Kemal Kılıçdaroğlu, “Reza Zarrab davasının Türkiye'ye ne zararı olacak?" soruna ise, “Haysiyetli insanların Sarraf davasından sonra bulundukları makamlardan ayrılması lazım. Düne kadar Zarrab'ı devlet protokolüne oturttular. Bir de biliyorsunuz eski deli Kadir vardı Atatürk düşmanı, onu da devlet protokolüne oturttular. Zarrab için 'hayırsever bir iş adamı' dediler. Şimdi Zarrab düşman oldu niçin? İtirafçı oldu. Adam rüşvet vermiş, hepimiz biliyoruz rüşvet verdiğini, rüşvet alanlar da belli, koruyanlar da belli… onun için dedim, haysiyeti ve onuru olanların görevlerinden ayrılması lazım" yanıtını verdi.

“HIRSIZLIK MESELESİ BİR TÜRKİYE MESELESİ DEĞİL Kİ"

“Bu bir Türkiye meselesi mi? AKP meselesi mi?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“Hırsızlık meselesi bir Türkiye meselesi değil ki. Hırsızlık olayı var, rüşvet olayı var, her vatandaş hangi partiden olursa olsun bunun bitmesini istiyor. Bu ülkede herkesin alın teri ile kazanmasını isteriz, alın teri ile çalışmasını isteriz, üretmesini isteriz, kazanmasını isteriz. Ama 'ben çıkar sağlayayım, rüşvet alayım, köşeyi döneyim, devletin makamlarında, katlarında oturayım kimse bana dokunamaz' anlayışıyla gidilirse, Türkiye'nin sonu felaket olur. Geldiğimiz nokta bu. Beni üzen nokta şu, bu olay Türkiye'de oldu, hepimiz olayı biliyoruz, olayı kapatıyoruz, şimdi Amerika'da yargılanıyor, bizim bakanlar burada. Rüşvet alanlar burada, beni üzen bu, beni kahreden bu. Ya bu ülkenin mahkemesi yok mu? Bu ülkenin adaleti yok mu? O davalarda 'burada bir şey yoktur' diyen savcılar, dosyaları kapatan hakimler, gelecekte çocuklarına hesap veremeyeceklerdir. En ağırı da bu. Emin olun o çocuklar babalarından utanacaklardır. 'Babam zamanında bunu yaptı' demeyeceklerdir çünkü onu belli bir yaştan sonra baba olarak kabul etmeyeceklerdir. Benim geldiğim nokta bu"

“KARŞI TARAFIN VERECEĞİ TEPKİLERİ DÜŞÜNEREK BELİRLİ BİR STRATEJİ İÇİNDE GİDİYORDUK"

Kemal Kılıçdaroğlu, “Zarrab davası ortadayken, Man adası da burada. İki meselenin birden konuşulması gürültüye gitmesi anlamına gelir mi?" sorusuna ise “Man'ı biz bir zamanlama içinde götürüyorduk. Karşı tarafın vereceği tepkileri düşünerek belirli bir strateji içinde gidiyorduk. Ama biz Amerika'da bu dava ne zaman başlar, ne olur onu bilmiyorduk. Tamamen tesadüf, o davayla da bir ilgisi yok zaten" yanıtını verdi.
Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2017, 13:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER