El emeği ahşap oyuncaklar başarıya götürdü

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde çocukluğundan beri ahşap oyuncak yapmayı hayal eden Funda Aytaç (49), küçücük bir tezgah üzerine serdiği el yapımı ahşap oyuncaklarla başladığı yolculuğunda birçok kadına iş imkanı sağladığı bir işletmenin sahibi haline geldi.

El emeği ahşap oyuncaklar başarıya götürdü

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde çocukluğundan beri ahşap oyuncak yapmayı hayal eden Funda Aytaç (49), küçücük bir tezgah üzerine serdiği el yapımı ahşap oyuncaklarla başladığı yolculuğunda birçok kadına iş imkanı sağladığı bir işletmenin sahibi haline geldi. Tamamı yerli malı ve el yapımı olan ahşap oyuncakların sağlıksız plastik oyuncakları geride bıraktığını dile getiren Aytaç, çocukların da ahşap oyuncakların ne kadar değerli ve narin olduğunu hissederek özenle oynadıklarını belirtti.

Kemalpaşa’da yaşayan, hayalini kurduğu ahşap oyuncak üretimi işine 2 yıl önce Nazarköy’de küçük bir tezgah açarak başlayan Aytaç, bu süreçte yaklaşık 20 kadının çalıştığı 7 farklı şubesi olan bir iş yerinin sahibi haline geldi. Aytaç, tamamı yerli ve el yapımı olan, Kemalpaşa'daki atölyede üretilen minyatür ev eşyaları, yatakları, dolapları, Osmanlı sultan köşkleri, bal kabağı, çiftlik setleri, surf setleri, hayvan figürleri gibi farklı çeşitlerde ürünleri satışa sunmaya başladı. Küçük minderlerin bile Tire’de dikiş atölyesinde özenle dokunduğunu belirten Aytaç, gerçek bir koltuk veya yatak nasıl döşeniyorsa oyuncakların da aynı formda döşendiğini söyledi. Aynı zamanda büyükler ve koleksiyonerler tarafından da satın alınan oyuncakların fiyatları ise gruplarına göre 50 ile 200 TL arasında değişiklik gösteriyor.

TAMAMI YERLİ EL YAPIMI

Ahşap oyuncak yapmanın çocukluk hayali olduğunu dile getiren Aytaç, "Yaklaşık 2 yıl önce Ercan ustayla beraber bu hayali gerçekleştirdik. Küçükken benim de ahşap oyuncaklarım vardı. Özellikle Çin’den gelen kalitesiz oyuncakların gündeme geldiği dönemde ahşap oyuncak yapmaya karar verdik. Tamamı el yapımı olan yerli oyuncaklar neden üretilmesin fikrinden yola çıktık. Çünkü ülkemizde ahşap var, ağaç var, ustalık var. Öncelikle Nazarköy’de küçücük bir tezgah üzerinde farklı ağaçlardan ürettiğimiz elit grubu ürünlerimizle satış yapmaya başladık. Bu ürünlerin işçiliği de malzemesi de çok ağır. Üzerlerindeki küçük minderler bile Tire’de dikiş atölyemizde incelikle dokunuyor. Bu ürünler bir koltuk nasıl döşeniyorsa aynı şekilde döşeniyor ve yalnızca çocuklar için değil, aksesuar olarak ve koleksiyonerler tarafından da tercih ediliyor. Bunların haricinde kompakt ürünleri dediğimiz hayvan figürleri ve çiftlik setlerinin olduğu oyuncaklarımız var" diye konuştu.

'PLASTİK OYUNCAKLARIN SİHRİ YOK

Yurt dışında kukla tarzı ürünlere rağbet olduğunu dile getiren Aytaç, "Bizim ülkemizde de kukla tarzı oyuncakların yaygınlaşması gerektiğini düşündüm. Plastik oyuncakların hiçbir sihri yok. Plastik oyuncakları alan çocuklar hemen oynamaya başlıyor ve aslında hor görüyor. Ama bizim ürünlerimizi alanlar severek yaklaşıyor, narin ve değerli olduğunu kavrıyor. 1 TL’ye Çin’den getirip 11 TL’ye satmak insanlara çok cazip geliyor, ancak çocukların sağlığı bu noktada ihmal ediliyor. Bizim ürünlerimizin renklendirmesi de tamamen el boyamayla yapılıyor" diye konuştu.

'7 FARKLI SATIŞ NOKTAMIZ VAR'

Küçücük bir stantla başladığı ahşap oyuncak işini çok sayıda kadının çalıştığı bir atölyeye ve işletmeye dönüştürdüğünü söyleyen Aytaç, "Kemalpaşalı kadınlara istihdam sağlıyor olmak da bizi çok mutlu ediyor. Şu anda Urla, Kemalpaşa, Tire, Şirince, Çanakkale, Asos, Manisa'da 7 farklı satış noktamız var. Aynı zamanda görenleri geçmişe götürüyor. 'Bizlerin de böyle ahşap yatakları vardı' diyenler var. Ürünü zaten bir çocuğun görmesi kendi kendine sattırıyor. Ben hayal ettim, çok istedim. Bunun için çok azimli bir şekilde çalıştım. Hayatımda zımpara yapmak nedir bilmiyordum ancak gece yarılarına kadar çalıştık ve başarıya ulaştık. Bundan sonraki süreçte de farklı satış noktaları açarak AVM’lerde de satış yapmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER