Çin'in başdöndüren yükselişi

Çin'in Şincan Uygur Özerk Bölgesi dünyanın ve ülkemizin gündeminden düşmüyor. Son günlerde Birleşmiş Milletler ve Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalar da Çin ile soru cevap şeklinde süre giden bir hal aldı.

Çin'in başdöndüren yükselişi

Yazı Dizisi/ Misket DİKMEN

Çin'in Şincan Uygur Özerk Bölgesi dünyanın ve ülkemizin gündeminden düşmüyor. Son günlerde Birleşmiş Milletler ve Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalar da Çin ile soru cevap şeklinde süre giden bir hal aldı.

BM'in Toplu Gözaltı Kampları, Çin'in ise Mesleki Eğitim Merkezi olarak tanımladığı bu yerleri ve bölgeyi Çin geçtiğimiz günlerde 12 ülkenin Pekin büyükelçileri ile 6 ülkeden 12 medya temsilcisine açtı. Bu ziyaretlerde Çin'in 'Terörle Mücadele ve Bölgenin Yoksulluktan Kurtulma ve Kalkınma Projesi' olarak adlandırdığı uygulamalar yerinde paylaşıldı.

Bu yazı dizisinde bölgede yaptığımız ziyaretlerden izlenimlerimi bulacaksınız. Ancak şunu belirtmeliyim ki tamamen nesnel bir bakış açısıyla kaleme aldığım yazıda özellikle söyleşileri virgülüne dokunmadan paylaşacağım.

Çin Uluslararası Radyosu davet etti

Ziyaret programı Çin Tanıtım Bakanlığı ve Çin Ulusal Medya Grubunun Uluslararası Radyosu CRI tarafından düzenlenmişti. Programda ne varsa ona uyuldu. Bu süreçte yol boyunca bize refakat edenlerle -özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri başta olmak üzere- öğrencilerle, halkla ve bazı yetkililerle yaptığımız görüşmelerde hiç bir kısıtlama hiç bir yönlendirme olmadı. Hiç bir soru cevapsız bırakılmadı.

12 yıl önce Çin Uluslararası Radyosu CRI Türkçe Yayınlar Biriminden aldığım davet üzerine üç aylık bir eğitim vermek için Pekin'e gitmiştim. Bu benim için olağanüstü bir mesleki deneyimdi.

Çin harıl harıl 2008 Pekin Olimpiyatlarına hazırlanıyordu. Pekin tam bir şantiye görünümündeydi. Bazı karşılaştırmalar yapabilmek için başlı başına bir yazı konusu olan o yıllara dair izlenimlerimi de zaman zaman paylaşacağım.

Dostluklarım, anılarım hiç silinmedi. İlişkimiz, yazışmalarla Türkiye'ye ziyaretlerinde devam etti.

O günlerden bu güne Çin özellikle daha yakından takip ettiğim bir ülke oldu.

Bir Kuşak, Bir Yol

Bundan iki yıl önce Çin Halk Cumhuriyeti İzmir Konsolosu Liu Zeng Xien tanışmak amacıyla konsolosluğa davet etti. Buluşmada özellikle Çin'in Türkiye'yi de kapsayacak 'Bir Kuşak Bir Yol' olarak da adlandırılan İpek Yolu Projesi'ni anlattı. Bu proje kapsamında da stratejik anlamda çok önemsedikleri İzmir'den gazeteci, akademisyen, iş dünyası ve sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan bir heyeti Çin'e davet etmek istediklerini söyledi. Bir hafta sürecek yedi kişilik bu yolculuk 'Bir kuşak Bir Yol Projesi'nin Pekin, Şian ve Şanghay bölgelerini kapsıyordu. Pekin programında CRI da vardı. Orada öğrencilerimle, dostlarla yeniden bir araya gelmek onlarla sevgiyle bir kez daha kucaklaşmak tarifsiz bir mutluluk oldu benim için.

Bir Kuşak Bir Yol Projesi Çin'in stratejik ortak olarak gördüğü önem verdiği ülkeleri kapsayan ekonomik, teknolojik, kültürel bir işbirliği üzerine kurulu. Buradaki en önemli çalışmaların başında da batıda Türkiye'ye, İzmir'e kadar uzanan bir demiryolu projesi geliyor. Hızlı ulaşımı gerçekleştirecek lojistik altyapıyı hazırlamak öncelikli amaç.

Bu amaçla Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlğı'ndan başlayarak konu üzerinde çalışan diğer kurumları, üniversiteleri, teknoloji üreten kurumları da kapsayan bir ziyaret programı yapmışlardı. Bütün bunlara ilişkin izlenimleri heyette bulunan gazeteci arkadaşlarım dönüşte gazetelerinde paylaşmışlardı.

İpek Yolu Şincan Projesi

Geçtiğimiz günlerde bu kez İzmir Konsolosluğu aracılığı ile Çin Uluslararası Radyosu'ndan gelen bir çağrıya katıldım. Bu kez CRI'nın düzenlediği 'İpek Yolu Şincan Projesi'ydi söz konusu olan.

Dünyanın gündemindeki bölgelerden Şincan söz konusu olunca ziyaret daha da önem kazanmıştı. Uygur Özerk Bölgesi merak edilen neredeyse dünyaya kapalı olduğu düşünülen bir bölge.

Ziyaret Pekin ve Şincan bölgesinin iki büyük kenti Urumçi ve Kaşgar'ı kapsıyordu. Programda da ekonomi ve teknoloji geliştirme bölgeleri, ulaşım merkezleri, büyük-küçük bazı şirketler, eğitim kurumları, kültür merkezleri, dini kurumların ziyaretleri vardı.

Türkiye'den beş, Mısır ve Afganistan'dan ikişer, Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka'dan birer medya temsilcisi Pekin'de bir araya geldik.

Ve Pekin'den Şincan'a uzanan etkileyici bir yolculuğa çıktık.

İlk günün programında önce Çin Demiryolu Sinyal ve İletişim Merkezi vardı.

Tren yollarının kalbi burada atıyor

Çin'in bütün tren yolları sinyalizasyon sistemi bu merkezde geliştiriliyor ve kontrol ediliyor. Bir uzay istasyonu görünümünde olan merkezde tasarım ve uygulamalar aylar süren hazırlık çalışmalarından sonra hayata geçiriliyor. İlk hızlı trenin hizmete girmesinden bu yana hiç bir kazanın meydana gelmediğini belirten uzmanlar sinyalizasyon sisteminin 315 saat test, altı aylık bir deneme sürecinden geçtiğini hattın tüm güvenirlik testleri yapıldıktan sonra devreye sokulduğunu uygulamalı olarak anlatıyorlar. Ülkemdeki kazalar düşüyor aklıma. Çalışmayan ya da 'gerekmiyor' denilen sinyalizasyon sistemleri... Yitirilen canlar... Sonra da iki yıl önce Pekin - Şian arasında hızlı trenle 1100 kilometre mesafeyi dört buçuk saatte uçak konforunda gidişimiz.

Demiryolunda rekor (hızlı tren)

Merkezde geleceğe dair hedefler de dile getiriliyor. Hükümetin planına göre 2020 yılında Çin 30.000 kilometrelik bölümü hızlı tren hattı olmak üzere toplam 150.000 kilometrelik demiryoluna sahip olacak. Bu hedef doğrultusunda çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini belirtiyorlar. Bu amaçla da telaffuzu zor yatırım rakamlarından söz ediyorlar. Bu arada denemeleri devam eden merkezden yönetilecek sürücüsüz trenlerin de yolda olduğunu öğreniyoruz.

Kalkınma Kenti mimari tasarım açısından da çok etkileyici. Görkemli, aydınlık, tam donanımlı.

Çin'in Silikon Vadisi

Şimdiki durağımız Yizhuang Ekonomik ve Teknolojik Kalkınma Bölgesi.

Pekin on iki yıl önce de dünyanın en kalabalık en büyük şehirlerinin başında geliyordu. Bir daire şeklinde kurulmuş olan şehrin yarıçapı 50 kilometrenin üzerindeydi. Şehirdeki her yeni yerleşim alanı bir başka şehir kadardı. Büyüme ve genişleme konusunda bugün değişen bir şey yok. Bir ana bir de aktarma hattından oluşan metro kenti örümcek ağı gibi sarmış. Daire şeklinde Ring olarak adlandırılan dört otoyol vardı. Beşincisi yapılıyordu.. Bu ringlerin sayısı artmış yeni kentler kurulmuş Pekin o daire içinde dalga dalga büyümüş. Bu yeni kentlerin biri de Çin'in Silikon Vadisi olarak adlandırılabilecek Yizhuang Ekonomik ve Teknolojik Kalkınma Bölgesi olmuş. Teknolojinin kalbi burada atıyor. Dünyanın en büyük 20 teknoloji şirketi sıralamasında sadece Çin ve ABD şirketleri var. Forbes'in ilk 500 listesindeki şirketlerin 300'e yakını Çin'de ve bu bölgede. Ekonomik anlamda bir çok dünya markasının ARGE çalışmaları, tasarım ve üretimi burada gerçekleştiriliyor. Önce bölgenin kalbine, merkeze ana binaya Beijing Town'a giriyoruz.

Change Life With Heart*

Hayatı kalbinden - içinden geldiği gibi değiştir* diye çevirebiliriz bunu. Lakin görülen o ki hayat Çin'den geldiği gibi değişecek.

Bir başarı öyküsü: JD Eticonal

Burada bölgenin önemi, yapılan çalışmalar, markalar, ekonomik katkıları ve geleceğe yönelik hedeflere ilişkin özel, çarpıcı görsel sunumlarla bilgilendiriliyoruz.

Kişisel olarak havsalam yetmiyor. Dünyanın nerelere gittiğini, insanoğlunun hayallerinin nerelere varacağını algılamakta zorlanıyorum. Özellikle teknoloji üreten, tasarımlarıyla yakında piyasalara sürülecek yeni yeni ürünlerle tanıştığımız kuruluşları ziyaretlerimizin ufuklarımızı yıkamasından sonra...

Örneğin e-ticaretin geldiği boyutları görmek giderek daha da yalnızlaşacağımızın ayak sesleri gibiydi.

JD Eticonal. Dünyanın en büyük 200 şirketi içinde. Ticarete farklı boyut kazandıran bir şirket. Kendi kargo şirketlerini de kurmuşlar. Şimdi de insansız kargo aracı geliştiriyorlar. Bunu özel dronlarla gerçekleştirecekler. Kargonuz gökten zembille olmasa bile dronla gelecek. Şirketin içinde cıvıl cıvıl kafeler,çalışanlara hizmet veriyor. JD bilişim teknolojisi üretip pazarlayan bir firma. Çalışma koşulları konusunda da hayallerin ötesinde bir örnek. Personel bir gençlik fuarını andıran binada kafelerde güle oynaya işini yapıyor, çalışıyor mu eğleniyor mu tam olarak anlaşılmayan bir mesai sürdürüyordu. Hikayesi mi? Küçücük bir dükkanda bilgisayar pazarlayarak başlayan, 2003 yılında Çin'den yayılan ve hükümet krizine kadar yol açan ve bir çok kişinin ölümüne neden olan SARS salgını döneminde insanların virüsten etkilenmemek için evlerine kapanmalarını fırsata çeviren sıradan bir tüccarın işini evlere satış ve servis yoluyla devasa bir şirkete dönüştürmesi...

İlk günün sonunda hava kararmaya başladığında Kalkınma Bölgesi'nden şehrin muhteşem ışık gösterileriyle ayrılıyorduk. İlk ziyaretlerimizin neden ekonomik gövde gösterisine ayrıldığını, Çin'in dünyanın en büyük ekonomisi olduğu gerçeğinin bir kez daha vurgulanmasını bir sonraki gün Tanıtım Bakanlığı'ndaki toplantıda daha iyi anlayacaktım. Bugün hikayenin giriş bölümüydü.

Çin'in başdöndüren yükselişi 1

Dünya ailemizdir 2

Şincan Şincan meyli (güzel) Şincan 3

Urumçi'de 2. Gün 4 

Hedef: Halkın yoksulluktan kurtulması 5

Merhaba Kaşgar 6

Kaşgar Eğitim Merkezi 7

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2019, 15:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER