CHP Konak Kadın  Kolları Yetişkin'i seçti
İzmirli sanatçılar ölümden döndü
Savaş dışında görüşmem
İZFAŞ'ta şok istifa
Bu yazı 25 Ağustos 2013, Pazar 11:01:04 tarihinde eklendi.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EHL-İ KEYF - Atila Sertel

EHL-İ KEYF

Flaş… Flaş… Flaş…
İNADI KIRILMIŞ KEÇİ ÜRETİLDİ

 

Geçen hafta Güneş Gazetesi’ni ve rahmetli Özkan Korkuter ile ilgili anılarımı yazmıştım. Umduğumdan fazla ilgi gördü.
Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni hiç tutuklanmadığı, yalnızca bir kez ifade vermeye gittiği Ergenekon Davası’ndan 10 yıl ceza alınca yaptığımız, “Dışarıda dik ve doğru gazetecilik yaptığı için cezalandırıldı” açıklamasını yeterli bulmadım ve gazeteye geçmiş olsun ziyaretine gittim.

 

Yurt Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Nahit Duru ile görüştüm ve geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Nahit Duru Güneş Gazetesi’nin Çetin Esen Kaftan’dan sonraki Ege Bölge temsilcisidir. Birlikte çalıştığım, politik ile gazetecilik deneyiminden çok şey öğrendiğim bir ağabeyimdir. Her konuda fikir alabileceğiniz ve öğretmekten asla çekinmeyen bir gazetecidir.
Oturduk, uzun uzun sohbet ettik. Geçmiş günleri konuştuk.
Geçen hafta yazdığım Özkan Korkuter anılarına bir tane de o ekledi, anımsadık, güldük.

 

İNADI KIRILMIŞ KEÇİ

 

Nahit Duru Güneş Gazetesi’nin Ege Bölge Temsilcisi. Bizleri İzmir dışına haber ve röportaj turlarına gönderir ve çok ilginç haberlerin çıkmasına öncülük ederdi. Bir gün Özkan Korkuter kapısına dayanmış, “Nahit Bey sen sürekli gençleri gönderiyorsun dışarıya. Gönder beni de haber nasıl yapılırmış, röportaj nasıl olur göstereyim” demiş.
Bu kısmını biz bilmiyoruz.
Nahit abi, rahmetli Korkuter’in iyi bir magazinci ve hayal gücünün yüksekliğini de biliyor ya tembihlemiş:
-Aman ağabey sakın ola hayali haberler olmasın. Güneri Bey (Civaoğlu) bilirsin çok titiz, bizi yakmayasın!
Özkan Korkuter gülmüş:
-Nahit Bey biz kaç yılın gazetecisiyiz. Tekzip nedir bilmeyiz. Magazinde abartı olur ama diğer haberlerde asla olmaz. Sen merak etme…
Özkan Korkuter yanına aldığı foto muhabiri ile yollara düşmüş. Üç gün boyunca Ege’yi karış karış dolaşmış ve geri döndüğünde soluğu Nahit Duru’nun odasında almış.
-Nahit Bey öyle bomba haberler var ki çoğu birinci sayfalık. Hele bir tanesi büyük bomba.
Nahit abi çok fazla umursamamış, dinler gibi görünmüş. Özkan ağabey konuşmasını sürdürmüş:
-Nahit Bey Muğla Dalaman Hayvan Üretme Çiftliği’nde “İnadı Kırılmış Keçi” üretmeyi başarmışlar.
Nahit ağabeyin gözleri fal taşı gibi açılmış:
-Ne, nasıl yani? Nasıl inadı kırılmış keçi?
-Nahit Bey çok uzun uzun uğraşmışlar. Hayvanın genleri ile oynamışlar ve ondan doğan keçiler koyun gibi olmuş. Uysal olmuşlar. Yani keçi gibi inatçı değil, koyun gibi uysallar.
-Kim üretmiş?
-Profesör…
-Ver bakayım telefonu…
-Buyrun…
Nahit ağabey uzatılan kartviziti almış. Haberi doğrulatacak. Ama Özkan ağabeyin yanında konuşamaz, teşekkür etmiş Korkuter’e. Özkan ağabey içeri girer girmez sarılmış telefona Nahit ağabey, “Kızım Semra şu numaradan şu profesörü bana bul” diyerek. Az sonra karşısına profesör çıkmış, konuşmaya başlamışlar:
-Hocam merhaba Ben Nahit Duru. Siz inadı kırılmış bir keçi ürettiniz mi?
-Evet… 3 ay oldu.
-Hocam kusura bakma Özkan Bey’in haberi geldi de bir doğrulama ihtiyacı hissettim.
-Yok bir sıkıntı yok, yayınlayabilirsiniz.

 

GÜNERİ CİVAOĞLU ARIYOR

 

Özkan Korkuter oturuyor, haberi yazıyor. Fotoğrafları zarfın içine koyuyor. Uçak kargo ile haberler zarfı İstanbul’a ulaşıyor.
Haber toplantısında en çok tartışılan haberlerin başında “İnadı kırılmış keçi” geliyor. Yazı işlerinde görevli gazetecilerin bir kaçı “Olabilir” diyor, diğerleri, “Mümkün değil, olsa bile biz gerçekleştiremeyiz” diyorlar.
Olaya Güneri Civaoğlu el koyuyor. Arıyor Nahit Duru’yu. Temsilcimiz kendinden emin veriyor profesörün adını, telefonunu. Önceden tedbirini alıp aradığı için kendi kendini de tebrik ediyor.
Genel Yayın Yönetmeni Civaoğlu da arıyor profesörü. “Evet ürettik” diyor hocamız.
Ertesi gün gazetenin birinci sayfasında üç sütuna bir fotoğraf. Bembeyaz kıvırcık tüyleri, boynuzları ile melül melül bakan bir keçi ile yanında yavrusu ve onun yanında da beyaz önlüğü ve beyaz saçları ile bir profesör.
Başlık, “İnadı kırılmış keçi”
Spot: Dalaman Hayvan Üretme Çiftliği’nde uzun uğraşlar sonuç verdi. Genleri ile oynanan keçiden, inadı kırılmış yavru üretildi.

 

HOCA TEMBİHLİ

 

İşin aslını Özkan Korkuter daha sonra anlattı. Hayvan üretim çiftliğine gitmiş. Bakmış çok sevimli hayvanlar. Keçiler var. Hocaya sormuş, “Biz nesli ıslah ediyoruz. Üretimde süt ve et üretimi açısından gelişmeleri takip ediyoruz. Özellikle süt verimini artırmak önemli” demiş.
Tabii bunlar haber olmaz, haberin yan unsurları olur.
Özkan ağabey, “İnadını kırma konusunda bir çalışmanız var mı?” demiş. “Süt üretimini artırma, nesli ıslah etme konusunda var” demiş hoca. Korkuter ağzındaki baklayı çıkarmış:
-Hocam ben böyle yazarsam haber girmez. Gel sen bana destek ver, seni Güneş’in birinci sayfasına çıkarayım.
-Ne yapmam gerek?
-Sen kabul et inadı kırılmış keçi ürettiğini. Seni bizim gazeteden arayan soran olursa, evet de. Ürettik de. Ben de seni birinci sayfaya çıkarayım şöyle kocaman fotoğrafla.
Özkan ağabey, “Baktım profesör inatçı ama gazeteye çıkmaya da meraklı. Biraz daha ısrar etsem inadını kıracağım” demiş ve son vurucu noktayı koymuş:
-Hocam biliyorsunuz Güneş Gazetesi bir milyon satıyor. Böyle bir gazetenin birinci sayfasına fotoğrafının ve haberinin girmesini kim istemez?
Sonunda anlaşmışlar. Gazetenin birinci sayfasındaki haberden ötürü Özkan Korkuter dörtte bir maaş oranında prim aldı. Bazı bilim adamları da gazeteyi arayarak, “Olmaz öyle şey inadı kırılmış keçi üretilir mi?” demişler ama bir çoğu da Dalaman’ın yolunu tutup keçiyi görmek ve hocadan bilgi almak istemişler.
Ancak bugünü dünden görmüş Özkan Korkuter. Ondan çok uzun yıllar sonra bilim adamları kopyalanmış koyun ürettiler. 1996 yılında kopyaladıkları koyun Dolly’i 2003’e kadar yaşattılar. Bugünlerde inadı kırılmış bir keçi haberi okursanız şaşırmazsınız, çünkü bilim her şeyin üstesinden geliyor. Özkan Korkuter neredeyse 30 yıl öncesinde yazdığı haberiyle günümüzde olacakların haberini veriyormuş da bizim haberimiz yokmuş.
Bundan yıllar önce filmlerde seyrettiğimiz yüz naklini bugün ülkemizde rahatlıkla ve çok sayıda gerçekleştirdiler. İstediğiniz tüm organları naklediyorlar. Şimdilik yapamadıkları tek şey beyin nakli. Çok yakın zamanda beyin nakli de yapılması gerekir, çünkü günümüz Türkiyesi’nde en çok gereksinim duyulan beyin eksikliği ve arızasının giderilmesidir.
Nahit Duru bu olayı anlatırken çok güldü. Ancak Nahit ağabeyin de çok güzel anıları bende var. Gelecek haftalarda da onları yazarız. Hayat akıp gidiyor bu hoş anılar kalıyor geriye.
Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın Özkan Korkuter. Onun anıları bile güzel, komik ve öğretici. İleride yenilerini de anlatırız.
 

Yazdır Paylaş
Diğer Atila Sertel Yazıları
Belediyenizin hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Kararsızım
Hayır